Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi olarak dün Suruç’taydık. Çünkü hemen yanıbaşımızda kadın var oluşuna tahammülü olmayan bir cihatçı devlet büyüyor. Yani başımızda IŞİD hapishaneleri boşaltılıyor. Biz eşit ve özgür bir yaşam mücadelesi verirken, Türkiye devletinin meşru gördüğü HTŞ çeteleri bir kadın direnişçiyi çatıdan atıyor, kaçırdığı kadınlardan ‘’ganimet’’ diye bahsediyor, ele geçirdiği şehirlerde kara çarşaf dağıtıyor, kafa kesiyor. Yine de bu çetelerin saldırıları haklı bulunuyor ama saç örmek, cihatçılara karşı eşit bir yaşam kurmaya çalışan, kendi kaderini tayin etmeye çalışan Kürt halkının yanında olmak suç.

Suruç’ta kadınlar olarak buluşup hem Türkiye’de hem Rojava’da barışın birbirine bağlı olduğunu söyledik. Suruç çevre illerden getirilen kolluk güçleri ile abluka altında. 2015’te geldiğimizde dayanışma için nöbet tuttuğumuz sınıra ise yedi barikat dizilmiş ve burayla dayanışma ihtimali tamamen engellenmiş durumda. Birbiriyle akraba olan halkları ayıran sınıra koca bir duvar inşa eden rejim, bugün Rojava’dan haber alınamaması için telefon şebekelerini zayıflatıyor. Açıklama yapmak için bir araya gelirken kolluk güçlerinin sloganlarımıza tahammülsüzlüğü, yürüyüşümüzü engellemesi de AKP-MHP iktidarının cihatçı çetelere yaklaşımını özetliyor.

Hemen elimizi uzatsak dokunacağımız bu topraklarda kadınlar, çocuklar, tüm canlılar cihatçı çetelerin şiddetine maruz kalırken, insani yardım engelleniyor, marketler boş, mazot yok, elektrik yok, odun yok. Türkiye devleti ise dalga geçer gibi yardım tırlarının Halep’ten geçirilmesini öneriyor, yani dayanışma malzemelerimizi zaten katliamın faili olan HTŞ’ye teslim etmemizi bekliyor.

Tıpkı deprem zamanı dayanışma tırlarımızın engellendiği gibi. Evlerde un var, odun yok pişiremiyorlar. Elektrik yok ısınamıyorlar. Bebek bezi, kadınlar için regl ürünleri ihtiyaç ama gönderemiyoruz.

Açıklamamızda bu yaşanan savaş sürecine dönük üç acil talebi dillendirdik, burada da yineliyoruz:

1) Kürt halkına ve Suriye’deki tüm diğer halklara karşı saldırılar bir an önce durdurulsun! Kobanê kenti üzerindeki kuşatma kaldırılsın, yaşamsal ihtiyaçları karşılayacak malzemelerin girişi sağlansın! Türkiye’de devlet bunu hemen bugün buradan bir koridor açarak yapabilir. Mürşitpınar sınır kapısı açılsın, belediyenin çalışmaları önündeki engeller kaldırılsın.

2) Suriye’de Kürtlerin ve diğer halkların kendi kaderlerini belirleme ve uygun gördükleri yöntemle kendi kendini yönetme hakkı tanınsın, dışarıdan bunu engellemek için kanlı müdahalelere son verilsin!

3) Sivil halka, direnişçilere, kadınlara ve LGBTİ+lara yönelik savaş suçları son bulsun! Bu suçları işleyen IŞİD ve HTŞ çeteleri (ve altındaki diğer gruplar) yaptıklarından sorumlu tutulsun, hesap verebilirlikleri sağlansın!

Bizim için tarihin bu karanlık anında alınması gereken tutum çok açık: Ya onurlu bir yaşam için, eşit ve özgür bir yaşam için mücadele veren Kürt halkının, cihatçılarla yaşamayı reddeden kadınların yanında olacağız; ya da kadınları köleleştirme siyaseti olan, IŞİD ve benzeri çetelerin toplamı bir yapının yanında olacağız.

Biz hayatı seçiyoruz, barışı seçiyoruz, bu dayanışmayı büyütmek için mücadelemiz devam edecek.

WhatsApp Image 2025-04-29 at 12.24.49

Barışa İhtiyacım Var

You have been successfully Subscribed! Ops! Something went wrong, please try again.

iletişim

kadinlarbarisikonusuyor.2025@gmail.com

Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi © 2025